Yaradan'ın insanlığa en büyük lütuflarından biri olan şifa duaları, kulun acziyetini itiraf ederek O'nun sonsuz rahmet kapısını çalmasının en samimi yoludur. Kur'an-ı Kerim, 'Biz Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için bir şifa ve rahmettir' ayetiyle kelâmın kalplerdeki manevi hastalıklara ve bedenî marazlara nasıl birer şifa merhemi olduğunu müjdelemiştir. Şifa arayışı, sadece fiziksel bir iyileşme talebi değil; ruhun, nefsin ve kalbin de ihyasını talep eden derin bir teslimiyet halidir. İnsan, hayatın getirdiği imtihanlar karşısında ruhi sıkıntılarla sarsıldığında, nebevi nefeslerle kuşanmış bu dualara sığınarak iç huzurunu yeniden tesisi eder.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), hastalık anlarında hem kendi şifa bulmuş hem de ashabına ve ailesine entesir, sahih dualar tavsiye etmiştir. Hastalara okunacak dua mecmuası, sıradan kelimelerin ötesinde, ilahi isimlerin sırrıyla örülmüş birer zırhtır. Özellikle 'Ya Şafi' ism-i şerifiyle hemhal olmak, kalpteki vehimleri temizler, bedendeki ağrıların hafiflemesine vesile olur. Şifa arayan bir mümin, okuduğu her bir ayet ve duanın Allah katında bir karşılığı olduğuna katıksız bir imanla bağlanır. Bu bağ, ümitsizlik karanlığında yanan en parlak kandil gibidir; çünkü biliriz ki dert veren de dermanı lütfeden de yegane Melik olan Allah'tır.